3 Aralık 2013 Salı






PET AMBALAJLI SU SEKTÖRÜNÜN DÜNÜ BU GÜNÜ YARINI (6)


1-GENEL DEĞERLEME

Buraya kadar 2008 -2012 yılları arasında PET ambalajlı su sektörünü mercek altına almaya çalıştım. Bu bölümde ise genel bir değerleme yapıp bir sonuca ulaşmaya çalışacağım.

.2008-2012 yılları arasında Pet ambalajlı su pazarının gelişimi aşağıda gösterilmiştir.
(Tablo 1)*

Tablo:1 
Yıllar               0.33 Lt       0.5 Lt          1.5 Lt         5.0 Lt      8-10 Lt       19.0 Lt          Toplam(milyon Litre)  _____________________________________________________ ________       ______________
2008                   39.0        1.095.0      760.0       750.0        325.0            ---                   2 969.0
2009                   37.0        1.227.0      828.0        881.0       438.0         159.0                3.570.0
2010                   46.0        1.646.0      951.0      1.192.0     445.0         259.0                 4.539.0
2011                   50.0        1.736.0     1.033.0     1.208.0    499.0         259.0                 4.785.0
2012                   80.0        2.162.0     1.234.0     1.789.0    668.0         401.0                 6.334.0
 Toplam            252.0       7.866.0     4.806.0     5.820.0  2.375.0      1.078.0             22.197.0(*)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
%                         1.13            35.43       21.65        26.23     10.70            4.86          =       1
_________________________________________________________________________________

Yukarıdaki tablo incelendiğinde PET ambalajlı su pazarının, 5 yıl içinde % 113 oranında geliştiği görülecektir. Bu da bir anlamda pazarın her yıl yaklaşık olarak % 22 oranında gelişmesi demektir. Ancak bu artış ortalama olup,  oran her ürün için farklıdır. Söz gelimi 0.33 Lt su şişesi satışı, 2012yılında 2008 yılına göre; yani son 5 yıl içinde  sadece  % 97 oranında  artmasına karşın, bu artış oranı 5.0 litrede %138’dir. 19.0 litrede ise, başlangıç yılına göre yaklaşık 6 misli bir artış görüyoruz.Bu arada sırası gelmişken ilk 5 firmanın bu süre içinde 19.0 litre PET şişelere uzak kalmaya devam ettiğini anımsamakta yarar var…

Aynı tablodan yararlanarak PET ambalajlı su pazarının yıllar itibariyle gelişimini çizim 1’de görebilirsiniz.
Çizim:1

.Aynı dönem içinde ülkemizde kişi başına tüketilen PET ambalajlı su miktarı 2008 yılında 41.4 Lt, 2009’da 49.3 Lt, 2010 ‘da 61.9 Lt, 2011’de 64.4 Lt ve 2012 ‘de ise 84.0 litredir (dışsatım dahil).
Çizim 2.

Çizim :2


.2008-2012 yılları arasında ilk 5’e giren firmaların pazara sunduğu PET ambalajların hacimlerinin yıllara göre dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir: Tablo 2.

Yıllar /Milyon Lt.     0.33 Lt           0.5Lt           1.5 Lt           5.0Lt            8-10 Lt           Toplam(LT)
2008                           24.0              394.0          302.0          241.0            118.0                1.079.0
2009                          27.0               444.0          358.0           256.0           169.0                1.254.0
2010                          31.0               582.0          352.0           308.0           134.0                1.407.0
2011                          28.0               676.0          404.0           422.0           181.0                1.711.0
2012                          52.0               805.0          488.0           523.0           254.0                2.122.0
Toplam                    162.0            2.901.0       1.904.0        1.750.0         842.0                7.573.0(*)
     %                             2.14               38.30          25.16          23.10          11.30                    100.0
_________________________________________________________________________________Tablo incelendiğinde, pazarın lokomotifi olan ilk 5 firmanın nispeten küçük ölçekli ambalajlara yöneldiği ve bu durumun yıllar itibariyle de pek değişmediği görülebilir. 0.33 Lt ,0.5 Lt ve 1.5 olarak  pazara sunulan PET ambalajlı suların oranı, toplam ambalajların içinde % 65.71’idir. Biraz sonra göreceğimiz gibi, bu firmaların dışında kalan firmaların ürün gamında küçük ölçekli ambalajların payı ilk 5’e göre oransal olarak daha düşüktür.

.2008-2012 yılları arasında ilk 5 firmanın dışında kalan firmaların pazara sunduğu şişe hacimlerinin yıllara göre dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Tablo 3.

Tablo 3
Yıllar/milyon Lt         0.33Lt         0.5 Lt         1.5 Lt           5.0 Lt        8-10 Lt        19.0 Lt     Toplam
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
2008                             15.0              705.0        456.0            507.0         207.0            --           1.890.0
2009                             10.0              783.0        471.0            625.0         269.0          158.0      2.316.0
2010                             15.0           1.064.0        599.0            883.0        311.0           260.0      3.132.0
2011                             22.0            1.060.0       629.0             787.0       318.0           258.0      3.074.0
2012                             28.0            1.357.0       746.0          1.265.0       414.0          401.0       4.212.0(*)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Toplam                     90.0            4.969.0       2.901.0         4.068.0      1.519.0       1.077.0  1 4.624.(*) 

         %                          -                  34.0              20.0               28.0            11.0              7.0           100


Tablo 3’den de görüleceği gibi ilk 5 dışında kalan firmaların 0.33,0.5 ve 1.5  PET şişelerde pazara sunduğu suyun, toplam satışlardan aldığı pay %54.43 tür.

.2008-2012 döneminde PET ambalajlı suyun ilk 5 ve ilk 5 dışında kalan firmaların toplam pazardan aldıkları pay tablo 4’de gösterilmiştir.

Tablo :4
Yıllar                     Toplam  /Milyon LT         İlk 5 Milyon/LT      %                İlk 5 dışındakiler Mil./Lt.    %
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
2008                             2.969.0                           1.079.0             36.34                    1.890.0                   63.66
2009                             3.570.0                           1.254.0             35.12                   2.316.0                    64.88
2010                             4.539.0                           1.407.0             30.99                    3.133.0                     69.01
2011                            4.785.0                            1.711.0             35.75                    3.074.0                     64.25 
2012                            6.334.0                            2.122.0             33.50                    4.212.0                     66.50
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------(milyon LT)          22.197.0                          7.573.0                                          14.624.0
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
5 yılın oransalı    %      100.0                                34.12                                              58.88
 ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Tabloyu incelediğimizde satış sıralamasında ilk 5’i oluşturan firmaların araştırmamızın başlangıç yılı olan 2008 yılında toplam pazardan aldıkları pay % 36.34'iken, bu pay 2012 yılında %33.5’e düşmüştür. Kuşkusuz bunun en önemli nedeni; araştırmamıza konu olan ilk 5 firmanın dışında kalan firma sayısının 2008 yılında 68 olan sayısının,2012 yılına kadar giderek artıp  105’e çıkmasıdır. Dolayısı ile ilk 5 firmanın yıllar içinde gelişen pazardan aldığı pay, pazardaki firma sayısı arttığı için bir düşüş eğilimine girmiştir ve bu doğal karşılanmalıdır. İlk 5 firmanın 5 yıllık süreç içinde pazardan aldığı en düşük pay, %30.99 ile 2010 yılıdır ve bu yıl pazardaki firma sayısında bir önceki yıla göre önemli bir artış olmamasına karşın ilk 5 dışında kalan firmaların kapasitelerindeki önemli artıştan kaynaklanmaktadır. 
 
Çizim 3’de, ilk 5’in ve ilk 5 dışında kalan firmaların pazar paylarının yıllık değişimi görülmektedir:
Çizim: 3
Çizimde, ilk 5 firmanın, pazara yeni oyuncular girmesine karşın Pazar paylarını % 30’lar düzeyinde tuttuğunu görebiliriz.

2-SONUÇ

PET ambalajlı su sektörünün son 5 yılını irdelediğimiz bu çalışmayı birkaç başlık altında özetleyebiliriz.
.Bu sektör, 5 yıllık süreçte yaşanan yerel ve küresel ekonomik krizlere karşın yatırım yapmayı sürdürmüş ve her şeye karşın yıllık ortalama % 22’nin üzerinde bir gelişme göstermiştir. Önümüzdeki yıllarda (en az 5 yıl) gelişimini, bir önceki yıla göre yaklaşık %10 oranında artarak sürdürecektir.
.5 yıllık süreçte pazarda satılan suların %35.43’i 0.5 litredir. Bu oran, ilk 5’de  %38.30, diğerlerinde ise %34’tür. 0.33, 0.5 ve 1.5 litrelik ölçüdeki suların pazar ortalaması toplamın % 58.21 iken, bu ortalama ilk 5’de % 65.60, diğerlerinde ise %54.43’dür. Bu oranlar dikkate alındığında ‘’markaların’’ ağırlıklı satışları, küçük ambalajlardadır. Ancak son yıllarda ilk 5’de dahil olmak üzere pazar genelinde, 5.0, 8-10 lt ve 19 .0 litrenin toplam satışlardaki oranı düzenli olarak artmaktadır. Sözgelimi 2008 yılında büyük ambalajın oranı, pazarın genelinde  % 36.20 iken bu oran 2012 yılında % 45.12’ye yükselmiştir.
.Sektör oyuncuları arasında, gelecek yıllarda pazara yeni firmaların (markalar) gireceği beklentisi yaygındır. Ama bu dönemde, geçmiş dönemde olduğu gibi çeşitli nedenlerle(yanlış yatırım, sermaye yetersizliği, düşük kapasite, pazar bilgisi eksikliği) pazardan çıkacak firmaların da olacağını akılda tutmak gerekir. Bu durumda, gelecek yıllarda pazardaki oyuncu sayında geçmiş yıllarda görülen hızlı artış beklenmemelidir. Hatta birkaç yıl sonra, pazardaki gelişime karşın pazardaki oyuncu sayısının azalabileceğini söyleyebilirim. Bu birleşmelerle, satınalmalarla ya da pazardan tümüyle çekilmekle olabilir.
.Sektörde haklı olarak ‘’marka’’ olanların, yurt genelinde yeni su fabrikaları kurmaları ya da mevcutlarını satın almaları devam edecektir. Yaklaşık  15 yıl önce  Hayat markasının Hendek’de faaliyet gösteren bir fabrikayı(Flora) satın aldığını, daha sonra Pınar,Sırma,Damla gibi markaların da aynı yolu izlediğini anımsamak gerekir.Yurt geneline yayılmanın en önemli nedeni hiç kuşkusuz ‘’markayı ‘’ tek bir merkezde üretip yurgeneline taşımanın yüksek maliyetidir. Ekonomik olan; iyi bir planlamayla ’’markayı’’ birkaç bölgede üretmektir. Bu uygulamayı ilk 5 marka yapmış ve başarılı sonuçlar da aldıkları için yapmaya da devam edeceklerdir. Bu uygulamanın pazara yeni firmaların girmesini güçleştireceği kanısındayım.
.İncelediğimiz 5 yıllık süreç içinde pazar lideri konumundaki  5 firmanın pazar payının en düşük olduğu yıl ve oran 2020 yılı ve %30.99 idi. Bunun nedenlerini yukarıda açıklamıştık. 2008 yılı bir yana bırakılırsa; bu firmaların toplam pazardan aldıkları pay ortalama olarak %34 seviyesindedir. Yukarıda pazarın geleceği ile yaptığım tahminler ışığında ve sektörde olağan dışı gelişmeler olmayacağı varsayımıyla; bu markaların pazar paylarının gelecekte de  % 30’ların altına düşmeyeceğini söyleyebilirim.
.İncelememize konu olan dönemde en dikkate değer husus, pazara yeni giren firmaların düşük kapasiteli yatırımları tercih etmeleridir. Ancak bu düşünceyle pazara giren firmalar, kısa sürede ya pazarı tamamıyla terk ediyorlar, ya da el değiştiriyorlar. Bunların bir bölümü ise  PET şişeli su üretiminden çıkıp PC  ya da PET bardak üreterek ayakta kalmaya çalışıyorlar. Son 5 yılda bu tür firma sayısı 20’nin üstündedir.
.Çalışmamızda, sadece pazara PET şişede su sunan firmaları ele aldık. PET bardak, PC damacana ve cam şişe konusuna girmedik. Ancak bu konuda kısaca görüş bildirmem gerekirse şunu söyleyebilirim. PET bardağın ambalajlı içme suyu sektöründeki (litre temelinde)pazar payı, tahminime göre %1’dir. Cam şişe ise özellikle ‘’marka’’ diye tanımladığımız 5-6 firma için sadece ‘’prestij’’ açısından önemlidir ve kanımca firma imajı için pazara sunulmaktadır. Ambalajlı su sektöründeki Pazar payı ,’’eser’’ miktardadır.

3-SON BİR KAÇ SÖZ

Yılların birikimi olan bu çalışmayı kağıda dökmek yaklaşık 3 ayımı aldı. Bazı konuları kağıda dökmeden önce kimi paydaşlarla bir kez daha tartışıp, son şeklini verdim. Her çalışmada olduğu gibi bu çalışmamda sektöre ilişkin akıllardaki soruların tümüne yanıt verme iddiasında olmadım. Bunun iki önemli nedeni var. İlki; bu bilgiler bana ‘’aramızda kalsın’’ koşuluyla verilmiştir. Bu nedenle hiçbir firmanın özeline girilmemiştir.
İkinci nedense; PET ambalajlı su sektörünün dününü, bugününü ve yarınını anlamak için daha fazla ayrıntıya gerek olmadığını düşünmemdir.
Umuyorum bu çalışma, pazardaki oyunculara ve bu pazara girmeye niyetlenenlere ışık tutar.
Şimdiye dek ,soranlara bildiklerimi  hiçbir karşılık beklemeden anlattım. Sonradan, kendilerine yıllar önce anlattıklarımı bana kendi düşünceleriymiş gibi aktaranları da sabırla dinledim. 

29 yıl böylece geçti.

Umarım bu gün sektörde görev yapanlar ve gelecekte  görev yapacaklar, bilgi ve deneyimlerini  hiç karşılık beklemeden paylaşırlar. Ne demişler ‘’bilgi verirseniz bilgilenirsiniz’’.
Son noktayı koyarken'' bu çalışmadan  sonra, sektöre olan borcumun bir kısmını ödediğimi umuyorum'' diyebiliyorum.
As good as it gets.
----------------------------
NOT:Bu çalışmamı hazırlarken gerekli düzeltmeleri çizimleri yapan Çevko Uzmanı Sayın Hande Sifoğlu Ünver’e teşekkür ederim.
----------------------------
(*)Rakamlar arasındaki küçük farklılıklar yuvarlamalardan kaynaklanmaktadır.



1 Aralık 2013 Pazar

AGRA



AGRA

Aşkın Delilik Hali…

Hindistan’daki ikinci durağımız Agra Kenti’ydi; hani bulmacalarda ‘’Tac Mahal’in bulunduğu kent’’ diye sorulan sorunun yanıtı olan… Çok ilginçtir; bir çok kimse Tac Mahal’i bilir de, bu anıtın bulunduğu kentin adını bir türlü anımsayamaz. Paris’i Eiffel’siz anımsayabiliriz ama Agra’yıTac Mahal’siz anımsamak zor; ben de anımsayamıyanlardanım. Agra’ya Jaipur’dan otobüsle gittik. Önce otele şöyle bir  uğrayıp, valizlerimizi bıraktıktan sonra ver elini Tac Mahal…

Tac Mahal’i ve onun hüzünlü öyküsünü anlatmadan önce bu anıt mezarın bulunduğu kent olan Agra’ya ilişkin kısaca bilgi vereyim.
Agra, kuzey Hindistan’da bulunan yaklaşık 1. 7 milyon kişinin yaşadığı bir kent. Yaşayanların % 40’ımüslüman ve Budistlerce kutsal sayılan 2 nehirden biri olan Yamuna Agra’da. Zamanında Babür İmparatorluğuna başkentlik yapmış olan kentte Tac Mahal’in dışında hayalet kent Fatehpur Sikri’yi, Agra Kalesi’ni  ziyaret edebilirsiniz. İşte okadar...

Neyse; Agra’yı sebeb-i ziyaretimiz olan Tac Mahal’e doğru yola koyulduk. Otobüste bir heyecan bir heyacan, sormayın… Her kes Tac Mahal hakkında bildiklerini yanındakine anlatıyor, rehberi dinleyen pek yok gibi. Özellikle kadınlar kıpır kıpır. Öyle ya dünyanın, bilinen en büyük aşklarından birinin somutlaştırıldığı bir yeri ziyarete gidiyoruz.
Tac Mahal'e giderken yol boyunca Hindistan, tüm çıplaklığı ile- gerçekten yarı çıplak insanlarıyla-pisiliği ile müthiş doğal zenginliğine karşın yoksulluğu ile bir kez daha belleğime kazınıyor.
Agra


Yüksek duvarlarla çevrilmiş Tac Mahal’e büyükçe, kızıl taştan işlemeli yüksek bir kapıdan giriliyor.Girişte kontrol var.İçeri girerken bazı yasaklara hazırlıklı olmanız gerekiyor. Söz gelimi; sırt çantası ile içeri giremiyorsunuz.. Sadece onla kalsa iyi. Makyaj malzemesi, parfüm,tarak, fırça, çakmak, sigara, şişe suyu ve yiyeceğe izin vermiyorlar. Ya kamera? İşte ona izin var. İçeri girerken ayakkabılarınıza  galoş takmanız gerektiğini de sırası gelmişken anımsatmalıyım.

Giriş kapısından Tac Mahal’in bulunduğu alana adımınızı atar atmaz, fotograflardan tanıdık gelen o muhteşem görüntü ile karşılaşıyorsunuz. Anıta yaklaştıkça, ne kadar usta fotograf sanatçısı olursanız olun; ışık, fotograf çekmeniz için ne denli uygun olursa olsun, bu görüntüyü bire bir yansıtmanız olanaksız. Hadi görüntüyü en gelişmiş kameranızla aslına uygun olarak yansıttınız diyelim… Ya o görüntüyü tamamlayan, dünyanın en görkemli aşk öyküsünün büyüsünü kameranıza sığdırabilir misiniz?
Tac Mahal Giriş Kapısı

Tac Mahal için muhteşem dedim. Son yıllarda ‘’muhteşem’’ sözcüğü o kadar sıradan şeyler için kullanılır oldu ki; bu sözcüğü ulu orta kullananların Tac Mahal’i bir kez ziyaret ettikten sonra, şapkalarını önlerine koyup, muhteşem sözcüğünü sadece Tac Mahal gibi gerçekten muhteşem olan yapıtlar için kullanmalarını öneririm.

Tac Mahal’nin hüzünlü öyküsüne gelince; Babür Hakanı Cihan Şah, üç karısı içinde en çok , Ecüment  Banu’yu (lakabı mümtaz) sever, onu ötekilerden üstün tutup, arapçada seçilmiş,diğerlerinden üstün tutulan anlamına gelen'' Mümtaz'' diye çağırırmış.. Gelelim öykünün devamına. Cihan Şah Mümtaz’ı o kadar severmiş ki; hiç yanından ayırmaz, savaşta bile yanından eksik etmezmiş. Çiftin 7’si doğum sırasında ya da çocuk yaşta ölen 13 çocukları olmuş. Mümtaz,1631 yılında 14. çocuğunu doğururken ölünce-tarihçiler 14. çocuğun yaşayıp yaşamadığı hakkında bilgi vermiyorlar-; Şah Çihan’ın da dünyası kararmış, biricik aşkı için dünyada eşi benzeri bulunmayan bir anıt mezar yaptırmaya karar vermiş.

Yer olarak da Hintlilerce kutsal sayılan Yamuna Nehri’nin kıyısını seçmiş. Anıt Mezar’ın mermerleri  Agra’ya 300 km mesafeden filler tarafından taşınarak getirilmiş. 1632 yılında yapımına başlan anıt mezar, 20 bin işçi ve ustanın yıllar süren çabasıyla 1652 yılında tamamlanmış. Rivayet o dur ki; Cihan Şah, benzerini yapmasınlar diye Tac Maha’li yapan ustaların ellerini kestirmiş.  Ben bu söylenceye ‘’şehir efsanesi’’ diyorum. Böylesine sevgi dolu bir aşığın,’aşkını somutlaştıran’  anıtı yapanlara bu cezayı reva göreceğini sanmıyorum. Geçelim…

Tac Mahal, 4 minareli ve yerden yüksekliği 82 metre olan bir kubbeden oluşuyor.Dışardan görünen bu ana kubbenin altnda 30 metre yükseklikte bir iç kubbe daha var ve bu kubbenin altında Cihan Şah ve onun biricik aşkı Mümtaz Mahal’in mezarları yer alıyor. Bu kubbenin altında bir ses 7 kez yankılanırmış dedi rehberimiz. Ama onca kalabalık ve gürültü içinde kendi sesimizi bile duyamıyorduk değil ki sesimizin yankısını.Oysa insan burada, dünyanın en büyük aşıklarının kabrinde sadece sesizliğin sesini duymayı arzuluyor.
Tac Mahal’in duvarlarında akik, sedef, firuze,inci, yakut gibi taşlar çakılmış  ama taşlar ''çakma'' değil, hepsi gerçek. 
Mümtaz Maha'lin Mezarı Sağda, Cihan Şah'ın Mezarı Solda.Şah Cihan sonradan gömüldüğü için kubbe merkezinden sola kaymış.M.Mahal'in Mezarı ise kubbe merkezinin altında
(Fotograf flaşsız çekildi)


Anıt'ın bahçe’si yaklaşık 180 dönüm; çiçekler, ağaçlar ve havuzlarla bezenmiş...
Bahçenin Tac Mahal'e yakın bir köşesinde ağaçların arasına gizlenmiş gibi duran, muhteşem Tac Mahal’e  mahcubiyetle bakan kahverengi, kızıl taşlarla yapılmış küçük bir saray gözüme çarptı. Neyin nesiydi bu yapı? Bahçeye ya da anıta göz kulak olanlar için yapılmışsa; onlar için gereğinden fazla gösterişliydi. Eni iyisi bunca kalabalığın arasından rehberimizi bulup sormak.

Tac Mahal'de Bir Saray
Sordum.

O da bilmiyormuş...

Tac Mahal’e giriş yaklaşık 5 USD.

Size son bir öneri :Tac Mahal’i karış karış gezdikten sonra ,Yamuda Nehrinin üzerinden güneşin batışını izleyin ve sevdikleriniz için neler yapabileceğinizi düşünün. Kendinizi rahatlamış hissedeceksiniz.

Fatehpur Sikri

Agra’da ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri de Agra’ya yaklaşık 45 dakikalık mesafede olan hayalet  kent diye de bilinen Fatehpur Sikri’dir.
Doğuda her kentin bir öyküsü vardır. Hayalet Kenti’n öyküsü de şöyle: Babur İmparatorluğunun kurucusu olan Babür  Şahın torunu Ekber Şah, bir çok dinden ve ulustan kadınla evlenmiş olmasına karşın hiç çocuğu olmamış. Eee!  imparatorluk veliaht ister. Çare evliyalarda. O da  Selim Çisti adında bir evliyaya başvurur. Evliya, Şah’n üç çocuğu olacağını muştular. Bir süre sonra Ekber’in 3 oğlu olur. Bunun üzerine Şah, evliyanın dergahının yakınına bir kent kurar adını ‘’zafer kenti’ anlamına gelen Fatehpur Sikri koyar ve yaklaşık 10 yıl burada yaşar. Ancak kentin en büyük sıkıntısı susuzluktur.Çar naçar kent terk edilir ve burası hayalet kente dönüşür.

Fatehpur Sikri

Agra Kalesi (Agra Fort)

UNESCO'nun 1983 yılında dünya mirası listesine aldığı Agra Kalesi, kalenin yapımında kullanılan taşların rengi nedeniyle ''kızıl kale'' olarak da anılıyor.Yapımı yıllar süren kale 1648 yılında Şah Cihan tarafından tamamlanmış.Kale aslında etrafi yüksek duvarlarla çevrili güzel bir saraydan oluşuyor. Agra kalesini ilginç kılan TAC Mahal'le bağlantılı bir öykü. Öykü Tac Mahal'in yapılmasından sonra başlıyor.
Agra Kalesi
Cihan Şah karısının ölümünden yıllar sonra bile onun acısını içinden atamamış. Ona yakın olmak üzere Yumuna Nehri’nin Tac Mahal’e denk gelen karşı tarafına bu kez siyah mermerden kendisi için bir anıt mezar yaptırmaya karar vermiş. Başta veliahtı Evrengizip olmak üzere ileri gelenler, devletin böyle bir yükün altından kalkamayacağını, bu anıtı yapmakta israr ederse; imparatorluğun çökeceğini söylemişler, söylemesine ama  Şah ''Nuh demiş ama peygamber ''dememiş. Sen misin böyle diyen? Evrengizip babasını ,
-‘’Aşkın bu kadarı da cilde zarar’’ deyip , tahtan indirmiş ve onu yukarıda sözünü ettiğim saraya hapsetmiş. Sarayın özelliği; bir odasının Tac Mahal’i görmesiymiş. Cihan Şah’da ölünceye kadar bu odadan  karısının mezarının bulunduğu Tac Mahal’e bakıp durmuş…
Hatta öykü anlatıcıları,
- ''Cihan Şah, Tac Mahal'i görmek için pencereye gidemeyecek kadar hasta olduktan sonra bile yattığı yerden, özel olarak yaptırdığı bir ayna düzeneği ile karısının yattığı yere bakmayı sürdürdü'' diyorlar.
Cihan Şah'ın aşkı için yaptıklarını öğrendikten sonra ben, öykü anlatıcılarına inanmazlık edemem. Ne de olsa aşkın sonu, deliliğin başlangıcı sayılır. 
Restoranda Halk Dansı


Alışveriş
Agra'da özellikle el yapımı işlemeli yatak örtüleri,yastık kılıfları satın alabilirsiniz. Alışverişte sıkı pazarlık yapın gözünüzün yaşına bakmıyorlar.
Taklit takılardan da sakının.Bu işten anlamıyorsanız ve yanınızda anlayan biri yoksa mücevher işinden uzak durun.
-''Kardeşim ben turistim, buradan mutlaka mücevher almalıyım !'' diyorsanız, bari başlangıçta size önerilen fiyatın üçte birini verin. Satıcı sinirlenirse; aldırmayın. Rol yapıyordur.

Ne yenir
Jaipur'u yazarken Hint yemeklerinin çok baharatlı olduğunu , iyi restoranların dışında yemek yenilmemesini söylemiştim.
En iyisi kaldığınız otel de yemek, ya da turla gidiyorsanız; rehberinize uymak.

Nasıl gidilir
Agra'ya ülkemizden doğrudan uçuş yok.Ancak; THY ile Yeni Delhi'ye uçar, oradan da ya yerel bir uçak firması ile ya da otobüsle gidersiniz. Uyarı! Otobüsler ilk icat edilenlerden(!)
Trafikse; Buda'ya emanet (!)






Tüm kamyonların arkasındaki yazı:Korna Çalın Lütfen

Otelimizdeki Görevli 


Elişi


Agra'da Trafik(!)



26 Kasım 2013 Salı






AMBALAJLI İÇME SUYU PAZARINDA PET ŞİŞENİN DÜNÜ BU GÜNÜ YARINI (5)

1-2012 YILINDA PET AMBALAJLI SU PAZARI

2012 yılındaki veriler, o yıl pazarda etkinliği olan 110 firma/markadan elde edildi. 2011 yılında verilerini değerlendirdiğimiz firma sayısının 96 olduğunu anımsarsak; 2012 yılında mercek altına aldığımız firma sayısının 110 olması; sektörün son yıldaki sıçramasının yalın bir kanıtı gibi kabul edilmelidir. Gerçekten de ‘’sektörde gereğinden fazla firma dolayısı ile arz fazlası var. Bu durumda pazara yeni firmaların girişi eskiye göre daha güçleşmiştir’’kanısı genel geçer bir düşünceyken; pazardaki oyuncu sayısının önceki yıla göre yaklaşık % 14.6 oranında artması pazara yön verenler için tatlı bir sürpriz olmuştu. Çalışmamızın başlangıç yıllarında pazara yeni giren oyuncuların her yıl belli bir oranda artması, o yıllarda derinliği olmayan ve yer yer boş olan pazar için olağandı. Ancak ilk yıllardaki bu oransal artış son yıllarda yerini durağanlığa ve normale döndürmüştü. 2012 yılı PET ambalajlı su sektöründeki bu yeni  sıçrama, paydaşların  sektörün geleceğine ilişkin umutlarını yeniden yeşertmiştir.

2012 yılında pazara sunulan PET ambalajlı su miktarı, 2011 yılına göre % 32.3 oranında artarak yaklaşık olarak 6 milyar334 milyon litreye ulaşmıştır. (*)Yine aynı dönemde PET şişe üretmek için kullanınlan PET preform miktarı ise yaklaşık 5 milyar 838 milyon adettir.Bu da önceki yıla göre  % 26.4 oranında artış anlamına gelmektedir.

Pazara sunulan ortalama PET şişe hacmi ise; yaklaşık 1,085 litredir.
2012 yılında ülkemizin nüfusu 75.6 milyon kişi olarak hesaplanmıştı. Buna göre kişi başına tüketilen PET ambalajlı su miktarı ise 84 litreye ulaşmıştır.(**)

Pazarda ilk 5’i oluşturan markalar sırasıyla, Erikli, Sırma, Damla,Pınar ve Nestle’dir. Geçen yıl ilk 5’in içinde yer almayan Nestle bu yıl Danone ile yer değiştirmiştir.

2- PET  AMBALAJLI SU ŞİŞELERİNİN HACİMLERİNE GÖRE DAĞILIMI

2-1  2012’ye  genel bir bakış

2012 yılında pazara sunulan PET ambalajlı 6 milyar 334 milyon suyun şişe hacimlerine göre  dağılımı şu şekildedir.(***)
0.33 Lt %1.2     0.5 Lt % 34.1     1.5 Lt % 19.5     5.0 Lt % 28.3     8-10 Lt %10.5     19.0Lt %6.4
(Çizim 1)

2012 yılında  preform üreticilerinin pazara sundukları su preformu yaklaşık olarak 5 milyon 838 milyon adettir. Bu preformların hacimlerine göre dağılımı aşağıdaki gibidir.(Çizim 2)
0.33 Lt  % 4.1     0.5 % Lt 74.0     1.5Lt %14.0     5.0Lt % 6.2     8-10 Lt %1.2     19.0 Lt % 0.5



2-2  İlk 5 markanın değerlemesi

2012 yılında pazara sundukları PET ambalajlı su miktarına göre sıralanan ilk 5 firmanın pazara sunduğu su miktarı yaklaşık 2 milyar 122 milyon litredir ve bu toplam pazarın % 33.5’i anlamına gelmektedir. Geçen yıl bu oran %35.7’idi.
Bu firmaların pazara sunduğu PET ambalajlı suların hacimlerine göre dağılımı çizim 3’de görülmektedir.

0.33Lt % 2.5     0.5 Lt % 37.9      1.5Lt % 23.0      5.0 Lt %24.7     8-10 Lt % 11.9


Görüldüğü gibi ilk 5, bu yıl da 19.0 litre dönüşümsüz damacana kullanmamıştır.
İlk 5’in kullandığı preform sayısı yaklaşık  2 milyar 225 milyon adet olup toplam pazarın % 38.1’idir.Geçen yıl bu oran % 39.6’idi.Su şişesi üretiminde kullanılan preformların ölçülerine göre dağılımı çizim 4’de görülmektedir.

0.33 Lt %7.0     0.5 Lt % 72.5    1.5 Lt %14.6     5.0 Lt %4.7     8-10 Lt% 1.2 



Liste başındaki ilk 5 firmanın kullandığı PET şişelerin ortalama hacmi 0,954 litredir. Pazar ortalamasının ise; 1,085 litre olduğunu anımsayalım.

2-3  105  markanın değerlemesi

Listemizin ilk 5’ini oluşturan Erikli,Sırma,Damla,Pınar ve Nestle’nin dışında kalan ve PET ambalajlı su pazarında faaliyet gösteren 105 marka , preform üreticilerince pazara sunulan preformların yaklaşık % 61.9’unu kullanarak 4 milyar 211 milyon litre PET ambalajlı suyu tüketime sunmuşlar ve  toplam pazardan % 66.5 oranında pay almışlardır.
Bu firmaların pazara sundukları PET ambalajlı suların ve kullandıkları preformların hacimlerine göre dağılımı çizim 5 ve 6’da görülmektedir.

105 markanın pazara sunduğu PET ambalajlı suyun hacimlerine göre dağılımı şu şekildedir:
0.33 Lt % 0.6     0.5 Lt % 32.3    1.5 Lt %17.8    5.0 Lt % 30.0     8-10 Lt % 9.8    19.0 Lt % 9.5


Aynı markaların kullandıkları preformların hacimlere göre dağılımı ise;
0.33 Lt% 2.3    0.5Lt  % 75.1       1.5 Lt %13.8     5.0Lt % 7.0     8-10 Lt %1.2    19.0 Lt % 0.6’ dır.

Bu markaların kullandığı ortalama PET su şişesi hacmi 1,165 litredir.

3- 2012 YILININ DEĞERLEMESİ

.Yukarıda da kısaca değindiğimiz gibi PET şişe ambalajlı su pazarı 2012 yılında önceki yıla göre ,pazara yeni giren firma sayısındaki % 14.6 oranındaki artışa karşın % 32.3 oranında artarak son 5 yılda kaydedilen en yüksek artış oranına ulaşmıştır.

Bu bağlamda kişi başına su tüketimi ise 64.4 litreden, yaklaşık %23 oranında artarak 84. litreye yükselmiştir.
.Listemizde ilk 5 de yer alan firmaların 0.33, 0.5 ve 1.5 Lt’lik  PET ambalajlarda pazara sunduğu su miktarı toplam satışlarının  %63.4’ünü oluştururken, bu oran öteki 105 markada % 50.7 düzeyindedir.  Bu oranlardan anlaşılacağı üzere ilk 5’in toplam satışları içindeki küçük hacimli PET ambalajlı suyun payı % 50.7’dir. Başka bir ifadeyle 2012 yılında 5 büyüğün dışında kalan firmalarda büyük hacimli PET şişelerde satılan suyun payı , tüm satışlarının neredeyse yarısına ulaşmıştır;% 49.3. Bu oran geçen yıl 44.5 idi.

.Pazara sunulan PET şişeli suyun ortalama hacmi  1.085 litredir.Bu hacim ilk 5’de 0.956 Lt, bunlar dışında kalan 105 markada ise; 1.165 litredir. Bu son 5 yılda ulaşılan en büyük ortalama hacimdir ve kuşkusuz bu ölçeğe ulaşılmasında ilk 5 dışında kalan markaların payı büyüktür. 


.2012 yılında 105 firma, PET preform üreticileri tarafından pazara sunulan preformların % 61.9’unu satın alarak, PET ambalajlı su pazarından %66.5 oranında pay almışlardır. Bu firmaların son 5 yılllardaki tutumu bu yıl da sürmüş, daha az preform kullanarak daha fazla su üretmişlerdir.İlk 5 firma da ise bunun tersi yaşanmış ; daha çok preform kullanarak(pazarın % 30.1) PET ambalajlı su pazarından daha az(%33.5) pay almışlardır. Kullanılan preform ve pazara sunulan su miktarında görülen uyumsuzluğun en önemli nedeni; ilk 5’in ürün gamları içinde 19.0 PET damacanaya yer vermemeleridir.
------------

(*)(**) dışsatım dahil PET bardak hariç. Cam şişe miktarı değerlemede yer almayacak kadar önemsiz.
(***) Yuvarlamalardan dolayı  rakamlarda ve oranlarda küçük değşiklikler olabilir.

Not: Kaynak göstermek koşuluyla alıntı yapılabilir.
Devam edecek