28 Ağustos 2012 Salı

ALMATA-Bozkırda bir saksı çiçeği

Bozkırda bir saksı çiçeği...

ALMATA

Bir çok kent daha ilk görüşte ele verir kendisini...İlk görüşte ya seversiniz ya da hoşlanmaz,bir an önce ayrılmak istersiniz oradan.Ama bazı kentler vardır ki;onları anlamak,tanımak ve sevmek için sadece bir kez gitmeniz yetmez,orada yılın dört mevsimi de yaşamanız gerekebilir.Yazı ayrı güzel,kışı,güzü,baharı ayrı güzeldir.İşte bu kentlerden biridir Almata,her mevsimi bir başka güzel olan...

Kuruluşu pek eskilere dayanmaz Almata'nın ;öyle yüzlerce yıllık geçmişi yoktur.1850'lerde küçük bir bozkır kenti iken, Rus işgalinden sora gelişmeye başladı.Ama asıl gelişimini Sovyet döneminde,özellikle 1930'lı yıllardan sonra yaşadı.Güneyinde bulunan dik ve sarp Tiyenşan Dağları'nın eteklerinden başlayarak ovaya kadar inen tatlı-meyilli bir alanda kurulmuş olan ve bir birini dik kesen geniş caddeleri,ulu ve sık ağaçlı bulvarları,park ve bahçeleri ile Almata,-eğer sokaklarda ve parklarda dolaşan çekik gözlü,sevimli ve cana yakın Kazakları görmezden gelirseniz-tipik bir batı kenti görünümündedir.
Kent merkezinde,genelde Sovyet Mimarisi'nin egemen olduğu gri binalar çoğunlukta.Yeni yapılarda ise oluşturulmaya çalışılan bir ''ulusal  mimarinin'' izlerini görmek olası...Kent henüz gökdelenler tanışmamış ama yaşanılan hızlı ekonomik gelişme ,bu tanışma için uzun uzun beklemeye gerek kalmadığının  bir göstergesi gibi...

Nereleri ziyaret etmeli...

Yaklaşık olarak 1.5 milyon kişinin yaşadığı Almata'da bir yerden bir yere ulaşmanın pek sorun olmadığını hatta 2-3 gün içinde yürüyerek kenti dolaşmanın mümkün olduğunu söyleyebilirim,doğal olarak bir kent planı yardımıyla...

Kentin en önemli tarihi yapısı ,1856 yılında yapımına başlanan ve kentin en büyük parkı olan Gogol Caddesi(*) üzerindeki Panfilov Parkı içindeki katedraldir.Adını  İsa'nın göğe yükselişinden alan (cathedral of holy ascension)  ve klasik Rus mimarisi özelliklerini taşıyan bu katedral 1905 yılında yapılmıştır.Yine aynı parkın içinde 2.Dünya Savaşında ölenlerin anısına yapılmış bir anıt ve geleneksel Kazak Halk Müziğinde kullanılan 'çalgıların'' sergilendiği  bir müze bulunmaktadır. Kentin merkezindeki bu parkda ,özellikle nisan-kasım arasında ellerinde bira şişeleri ile hemen her yaştan Kazak yurttaşını,küçük gruplar halinde otur ya da dolaşırken görebilirsiniz.

İpek Yolu
 
Panfilov Parkındaki Katedral
                                                               Görülmeye değer bir başka kilise ise;ilkine göre daha küçük olan Baitursynuly  caddesi üzerindeki St.Nicholas Kilisesi'dir.

Kentte tarihi özellikler taşıyan bir cami yok.Aslında pek fazla cami de yok.Sadece Türkiye'nin katkısı ile yapılan,Orta Asya'dan mimari esintiler taşıyan Merkez Camisinden söz edebiliriz.

Maktaev Caddesi üzerindeki pazar yeri ise Kazak Halkını tanımanız,Kazak Mutfağı hakkında bilgi edinmeniz için mutlaka ziyaret etmeniz gerekli yerlerden biridir.

Merkezi Devlet Müzesi,Furmanova Caddesi üzerindedir.Müze binası yeni yapılmış,çok fazla tarihsel eser barındırmıyor ancak bu müze, Kazak Tarihi ,Folklorü ve Sanatına ilişkin  bilgi edinmeniz için ziyaret edilecek ideal yerlerden biridir.

Kasteyev Sanat Müzesi,Saptaev caddesi üzerinde...Burada , 1930 yılından sonra yapılmış Çağdaş Kazak Sanatı'ndan örnekler görebilirsiniz.Sırası gelmişken şu hususu belirtmekte yarar var:Almata'da dolaşırken ,uzun yıllar Çarlık Rusyası ve Sovyet yönetiminde kalan Kazak Halkı'nın kendi geçmişlerine eğilme ve onu yeniden tanıyıp yorumlayarak yaşama geçirme çabalarını attığınız her adımda hissedebilirsiniz.

Rayimbek Caddesi'ndeki ana tren garı,Dostyk Caddesi'ndeki arkeoloji müzesi,Puhskin ve Shevchenko Caddelerinin kesiştiği köşedeki doğa müzesi önemli ziyaret yerlerinden bir kaçı.

Eğer mevsim kışsa ve eğer kayak merakınız varsa ;Kent'e yaklaşık 15-20 km uzaklıktaki Cimbulak'a gidebilirsiniz.Buradaki tesislerden günü birlik yararlanabileceğiniz gibi geceleme de yapabilirsiniz...Konaklamaya karar verdiyseniz;umduğunuzdan daha düşük bir ücret ödeyeceğinizi aklınızın bir köşesinde tutun.
Cimbulak,sık ağaçlı ormanları,çağıldayan küçük akarsuları ile her mevsim çekim merkezlerinden birisidir.


Başkanlık Sarayı



Cimbulak Dağı

Kış:Panfilov Parkı
 
Almata'nın 70-80 km dışına çıktığınızda sizi ıssız bucaksız bir  bozkır karşılar.Bozkırın sonsuzluğunda öbek öbek dağılmış at ve koyun sürüleri ile  ''koyun-koyuna'' yaşayan Kazakların oba yaşamında, köklerinizin izinden kimi işaretler görürsünüz.Bu oba insanlarının konuşmalarını tam olarak anlayamasanız bile,kulağınıza çalınan sözcüklerin,ortak bir geçmişten gelen ve birden bire karşınıza çıkan eski bir tanışın sıcak bir gülüşü gibi içinizi ısıttığını duyumsarsınız.

Neler yemeli...

Kazakların,-onları gerçekten tanıdıktan sonra-doğruluğu konusunda beni hiç de şaşırtmayan bir sözleri vardır.''Kazaklar yeryüzünde kurtlardan sonra en fazla et yiyen ikinci millettir''.Söz aramızda Kazakları tanıyıncaya kadar ben,Adanalıların dünyada en fazla et tüketen insanlar olduklarını sanırdım,yanılmışım.Gerçekten de Kazak Mutfağının baş yemeği et ve etin ağırlıkta olduğu yemekler.Bu durum,Kazakların tarihleri boyunca hayvancılık yapan göçer bir topluluk olmasından  kaynaklanıyor olsa gerekir.Bir toplum düşünün ki;herhangi bir sebzenin yetişip olgunlaşması için gereken bir kaç aylık zaman diliminde bile aynı yerde kalmıyor,bir başka konağa göç ediyor.


Merkez Camisi


Almatı'da Küba Mutfağından,İtalyan,Fransız Mutfağına,Çin Mutfağından Rus Mutfağına kadar geniş bir yelpazede size dünya mutfağının  kendine özgü tatlarını sunan lokantaları bulabilirsiniz.Ancak burada Orta Asya'ya özgü tatları deneyebileceğiniz,kiminin tadı,kiminin görünüşü tanıdık bir çok yemekle karşılaşabilirsiniz.Kazakların Mantısı,bizim mantının neredeyse orta boy bir elma büyüklüğünde olanı.Tane ile servis yapılıyor.Bizim mantıya benzeyenin adı ise pilmenia.Bazıları bunun Rus Mutfağına ait olduğunu söylüyor.Kazakların geleneksel içkisi,hemen kolayca tahmin edeceğiniz gibi kımız.Kımız,mayalanmış kısrak sütünden yapılmış düşük alkollü ekşimsi bir içki.Bizim gibi rakı kültüründen gelenler için sevilesi bir içki değil.Ama Kazakistan'a gidip de bir kez denememek olmaz.Kımız için geleneksel Kazak içkisi dedim ama burada en fazla tüketilen içki ise votka.

Kazi ise at eti.Geleneksel Kazak Mutfağı'nın olmazsa olmazı.Eti yenen atların özel olarak yetiştirildiğini hemen eklemeliyim.Yani her atın eti yenmiyor(!).

Kazaklar,değer verdikleri insanlara ve yaşlılara''aksakal''diye sesleniyorlar.Geleneksel Kazak sofralarında baş köşe onların.Aksakalların ''orunlarına'' uygun olarak da onlara ''koyun-sığır başı''sunuyorlar;töresel bir saygı gösterisi...Kazaklar'da ayakta ye-fast food- yeni yeni yaygınlaşıyor.Bu tür yiyeceklere karşı,bizdeki etli ya da kıymalı böreğe benzeyen üçgen biçimindeki  geleneksel Kazak Böreği ''samsa'' yaşam savaşı veriyor.Ucuz ve doyurucu olmasına karşın,döner kebabımızın  fast foodlara karşı gösterdiği başarıyı ne yazık ki gösteremiyor.
Geleneksel Kazak yemeklerini Sefulina Caddesindeki Jeriyuk'de yiyebilirsiniz.
Özbek Pilavını yemek için illa bir Özbek Lokantasına gitmeniz şart değil.Ama Özbek Mutfağının değişik tatlarını tanımak isterseniz Makataev'deki Jeti Kazina iyi bir adrestir.Ayrıca Uygur yemeklerini tadabileceğiniz küçük  aile işletmeleri mevcut.Etle pişirilmiş acılı erişte yemeği lağman bize uygun bir yemek,öneririm.

Eğlence ve alışveriş.

Almata'da ummadığınız kadar renkli bir gece yaşamı var.Özellikle hafta sonları ve tatil günlerinde buralarda yer bulmak neredeyse olanaksız.İster bir diskoya ya da gece kulübüne gidin kazıklanmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Gönlünüzce eğlenin.Bizdeki bazı turistik mekanlarda(!) önünüze gelen ve gözlerinizi yuvalarından fırlatacak ''turistik fiyatlarla'' karşılaşmazsınız.

Kazakistan'da nüfusun yaklaşık yarısını Kazaklar, % 30'unu   Ruslar  oluşturuyor.Çoğunluğu oluşturan bu iki grubun yanında burada yaşayan  azınlıklarda da kaç göç olmadığını söylemeliyim.

İpek Yolu Caddesi,sokak ressamlarının yapıtlarını sergilediği araç trafiğine kapalı bir cadde.Burada sanatçılar ,ağırlıklı olarak geleneksel yaşamı betimleyen resimlerini sergiliyorlar.Ayrıca Kazak El Sanatlarına ilgi duyuyorsanız ;hemen cadde yakınındaki ''Tsum''alışveriş merkezi size bu olanağı sunacak.

Nerelerde konaklayabilirsiniz...

Almatı'da her yıldızdan otel var.Ankara Oteli,Hotel Kazakistan,Hyatt Regenci bunlardan bazıları.Ancak kısıtlı bir bütçeniz varsa ;merkeze yakın apartman dairelerini 50-60 USD'na kiralayabilirsiniz.


Merkez İstasyonu



Kazak Obası


Nelere dikkat etmeli...

    .Eğer Kazakistan'da 5 günden fazla kalacaksanız,5. gün dolmadan polise gidip 1 aylık vize almanız gerekli.
.Sokağa çıktığınızda pasaportunuz kesinlikle yanınızda olsun.İlk iki ve son iki sayfalarının fotokopilerini de ayrı bir yerde bulundurun.


.Almata Başkonsolosluğu, Kazakistan'ın yeni başkenti Astana'ya taşınan eski büyükelçilik binasında.Adresi:Tolebi Caddesi no 29.Tel:+7727 278 41 65 ,e-posta:consulate.almaty@mfa.gov.tr
.Almata'da taksi bulmak çok kolay.Lüks olmamak kaydıyla yoldan geçen her araca el kaldırabilirsiniz,çekinmeyin.Nereye gideceğinizi söyleyin,aynı yöne gidiyorlarsa;birkaç USD'na kent içinde her tarafa gidebilirsiniz.
.1 USD yaklaşık 150 Tenge(ağustos 2012)
.Taksiler genelde alışveriş merkezlerinin önünde dururlar ve bir yere gitmek isterseniz özel otolara ödediğinizin yaklaşık 2-3 katını isterler.
.Hava alnında sizi karşılayan biri yoksa  yaklaşık 20 USD'na kente ulaşabilirsiniz.
.Para bozdurmak içinse banka aramanıza gerek yok;adım başı döviz büroları var.Ancak en iyi fiyatı bulmak için biraz dolaşın derim.
.Esnaf Alışverişte pazarlığa yabancı,ama yine de pazarlık yapmanızı öneririm.Fiyatı ne kadar  indirirseniz kar...
.Almata'ya THY'nın her gün tarifeli seferi var.

Not:Bu yazı  Lacivert Dergisinin 2006-3. sayısında yayınlanmış ve Ağustos 2012'de yeniden gözden geçirilmiştir.

(*)Orta Asya'da olduğu gibi bir çok Doğu Bloku Ülkesi'nde,Sovyet Dönemi sona erdikten bir süre sonra,bağımsızlaşan ülkeler, kendi ulusal kimliklerine dönüşün bir yolu olarak  cadde sokak ve parklarının adlarını değiştirerek kendilerinden olan sanatçı,ozan,yazar vb adlarla değiştirmişlerdir.Bu bağlamda yazıda adı geçen cadde ,park vb.isimleri yazımız yayınlandıktan sonra değişmiş olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder